EL JAMES GRİNİN ELİ TONU SERİSİ

Grinin- Karanlığın ve Özgürlüğün Elli Tonu Bitti…

GRİNİN ELLİ TONU ÖZET

KARANLIĞIN ELLİ TONU ÖZET
ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU ÖZET

nedense bu üç kitaplık seri için ayrı ayrı yazmak değilde tek post yazmak istedim 🙂 malum çok konuşulan kitaplar ve ben ilk grinin elli tonunu diğer kitapları almadan okuyup beğenmezsem diğer kitapları almam diyerek elime almıştım ..

Baskı Yılı:2012
Sayfa Sayısı:576
Dili:Türkçe
Yayınevi:Pegasus

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı… Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Greyle röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ananın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır…

Greyin sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christianın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.

GRİNİN ELLİ TONU ÖZET

KARANLIĞIN ELLİ TONU ÖZET
ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU ÖZET

Baskı Yılı:2012
Sayfa Sayısı:704
Dili:Türkçe
Yayınevi:Pegasus

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı…

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Anastasia Steelein ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Greyle tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christianın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder.

Şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. Ana, Greyi sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. Anastasianın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden Greyin yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, Greyinse kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir.

Ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. Tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip Ananın en korkunç kâbuslarını gerçeğe dönüştürür…

en başta şunu söylemeliyim ki bu kitaba ne +18 yeter ne de erotik denmesi. bu kitabın üstünde kocaman bir +22 falan olmalı bence. bu nedir arkadaş herşey açık açık anlatılmış. yazar hanım ev hanımı sıkılmış olacak ne yapsam ne yapsam demiş oturmuş bu kitapları yazmış

şimdi içinizden bazılarının e bu kitabın erotik kitap olduğunu biliyordun ne diye aldın okudun o zaman okumasaydın dediklerin duyar gibiyim 🙂

evet ben de bunu kendime sormadım değil 🙂 ama kitabın hikayesi klasik ve herkesi kendine çeken bir hikaye olduğu için ki zengin oğlan fakir kız masalı okumaya devam ettim 🙂


ilk kitapta karakterlerimi Christian ve Ana’nın karşılaşmaları ve Christian’ın farklı cinsel eğilimleriyle bol bol haşır neşir oluyorsunuz. öyle ki bazı yerleri atlayarak okudum ben midem kaldırmadı sanırım (tamam bunları bile bile okudum)

2. kitap terkedilen Christian’ın ve Ana’nın çektiği acılarla başladı ve birinci kitaba göre daha az cinsellik ve daha çok aksiyon vardı

3. kitap tam kırılma noktasıydı diyebilirim. tüm düğümler ve sorular 3. kitapta çözüme ulaştı.

GRİNİN ELLİ TONU ÖZET

KARANLIĞIN ELLİ TONU ÖZET
ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU ÖZET

kitapla ilgili görüşüme gelince Christian çoğu kadının isteyeceği gibi zengin ve sevdiğini sürekli kontrol altında tutmaya çalışan bir adam. bu kitabın bu kadar çok satılmasının bundan kaynaklandığını düşünüyorum. kadın okuyucuların çoğu  bir Christian Grey karakterini hayalinde yaşatıyordur eminim. bu zengin oğlan fakir kız masalı da tabi ki ayrı bir boyut.

neyse demeye çalıştığım şu ben bu seriyi o kadar açık cinselliğine rağmen çok sevdim. 3. kitabı bitirirken üzülmedim desem yalan olur, karakterlerden ayrılmak istemedim bir türlü ve daha sonra okuduğum kitapta Christian olsa ne yapardı demeden duramadım. kitaba fazla ön yargılı olmadan okursanız siz de bir anda kendinizi ikinci kitabı elinize almış bulacaksınız ona göre 🙂

GRİNİN ELLİ TONU ÖZET

KARANLIĞIN ELLİ TONU ÖZET
ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU ÖZET

Tanıtım:
Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı…
Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.
Anastasia Steele’in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey’le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian’ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder.
Şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. Ana, Grey’i sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. Anastasia’nın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden Grey’in yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, Grey’inse kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir.
Ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. Tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip Ana’nın en korkunç kâbuslarını gerçeğe dönüştürür…

Fifty Shades serisinin üçüncü ve son kitabıdır.
Yetişkin içeriklidir!
Spoiler içerir!

Tamam serinin birinci kitabı orta halliydi ama ikincideki çıkışa ve çok iyi olmasına da böyle haksızlık yapılmaz ki! Yazar 3’ü hiç yazmasa ve ikinciyi birazcık uzatıp güzel bir son yapsa daha iyiymiş. Kitap baştan sona tam bir hayal kırıklığı oldu benim için.

Kitap, çiftimizin balayında olduğu zamanda başlıyor.
Ve uzun süre bu balayı sahneleri ile devam ediyor. Evlenmeyle kaçırdığımız birçok anıyı Ana’nın güneşlenme vb. durumlarda uyuklaması ve bu sırada geri dönüşler yaşaması ile elde ediyoruz. Balayıları ise yat gezisi yaparak Avrupa’yı dolaşmaları oluyor.

Daha sonra balayı biter ve iş hayatları başlar. Gerçi Christian sık sık çalışmamasını istese de kızımız taviz vermez. Sonuç olarak hayat devam eder ama Christian’nın onun için ileriye dönük süprizleri vardır. Hem de kızımızın hiç hoşlanmayacağı şekilde.

Uzun süre boyunca devam eden bu fazla mutluyuz tablosuna gölge takip edilmeleri ve hala açığa kavuşmamış sırlar yüzünden gölge düşer. Üstelik Ana’nın bir ara söz dinlemezliği yüzünden hayatının kurtulması da vardır. Bu gölgenin adı Jack Hyde’dır. Kitap boyunca yazar bize gizem uynadırmak ve neden yaptığını merak ettirmek istemiştir. Tamam, değişiklik ve heyecan yaratmak istemiş ama açıklamaları bana yetersiz geldi. Hele de anlamsızca takipler ve çoook iyi gibi korunan, şifresi olan bir daireye çıkması neydi öyle. Tüm bunların nedenini saymıyorum bile. Bunların hepsi bende hayal kırıklığı yarattı. Okurken çok kez keşke üçüncü kitabı yazmasaymış dedim.
Bir başka sorunda Ana’nın hamile olması ile geliyor. Bay CEO bunu duyunca deliriyor ve hoopp soluğu Elena’da alıyor. Neymiş birden aydınlanma yaşamış ve konu kapanmış.

Bu kadar şeyden sonra sonunda toparlar belki demedim değil. Son kısımları okurken iyi gidiyordu aslında. Kitap boyunca normal olayların (dans, sevgi gösterileri, konuşmalar…) sürekli kesilip yiyişmeleri sinir bozucuydu. Daldığın bir büyüyü bozuyorlardı. Son kısımda bu yoktu. Okurken zevk aldım bu yüzden…daha doğrusu alıyordum ki kadın kitabı pat! diye kesiverdi. Doğurmuş, ikinciye hamileymiş, oğlun ne kadar tatlıymış felan ama sadece bunlar. Hiç diğer karakterler hakkında bilgi yok. Hele ben en çok Mia Ve Ethan konusunu merak etmiştim. Kitap boyuncu bir iki parça bilgi aldığımız gibi sonunda da onlara ne olduğunu hiç bilmiyoruz. En sonunda Christian’ın bakış açısından iki bölüm var. Onlar eğlenceliydi ve kitap biter.

Kitapta olaylar o kadar kesik kesikti ki insan kitaba dalamıyor bile. Sorunları desen evlilik öncesi de vardı ve birçoğu halledilmişti ama yazar evlendikten sonra o konuları tekrar tekrar deşerek oldukça sıkıyor. Madem böyle uzunca işleyecekti neden evlilik öncesi işlemedi ki!
Sinir olduğum kısım -her zamanki gibi- haklı ya da haksız Ana’nın Christian karşısında kendini ezim ezim ezdirmesi oldu. O öyle yaptıkça ben de dişlerimi sıkıp kitabı fırlatmamak için kendimi tuttum.
Keşke sık sık okuyup zevk aldığımız “iç ses ve tanrıça” yok denecek kadar az olmasaydı. Zira kitaba hem komiklik katıyordu hem de okuma isteğini arttırıyordu.

Kitabın benim için tek iyi yanı sonunda tam bir aile olarak normal bir hayat sürdükleri bir günün anlatılmasıydı. Haa bir de bebeği Christian’nın da kabullenip sevdiği zamanlardı.

Bir serinin daha sonuna geldik.
Keşke adam gibi bitseydi de ikiyi aratmasaydı.
Alıp almamak size kalmış ama bence ikinci kitabıyla hatırlamak daha mantıklı.
Bir dahaki buluşmaya kadar kendinize ve kitaplarınıza iyi bakın!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top