Fedailerin Kalesi Alamut Kitap Özeti (Vladimir Bartol)

thumbnail

 Vladimir Bartol’un en ünlü eserinden biri olan Alamut; 11. yüzyıl İran tarihinde kendisini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ı konu ediniyor. Hasan Sabbah’ı anlatırken tarihe damga vurmuş Selçuklulardan, Ömer Hayyam’dan ve Nizam’ül Mülk’ten de bahsediyor. Tarihin kurguyla birleşmesinden ortaya çıkan bu zengin eseri herkese tavsiye ediyorum. Ayrıca Amin Maalouf’un Semerkant kitabının ardından da okunabilir.

Hasan Sabbah;çok uzun süreler boyunca gezip gördüğü ve öğrendiği her şey sonucunda insanları ve dinleri çok iyi bir şekilde tanımış ve çok önemli insanlarla tanışmıştır. Bunlardan bazıları sınıf arkadaşları da olan Ömer Hayyam ve Nizam’ül Mülktür. Okul yıllarında birbirlerine bir söz vermişlerdir. İleride tekrar karşılaştıklarında mutlaka birbirlerine yardım edeceklerdir.

KİTAP ÖZETİ

 Ömer Hayyam şiir ve şaraplarla ilgilenmiş ve başka bilim dallarına yönelmiş, Nizam’ül Mülk ise Selçuklu devletinde baş vezirliğe kadar yükselmiştir. Hasan Sabbah ise henüz ne yapacağına karar verememiş hem Ömer Hayyam’ı hem de Nizam’ı ziyaret ettikten sonra tercihini Nizam’dan yana kullanmıştır. Nizam’ül Mülk okul yıllarında birbirlerine verdikleri sözü pek önemsememiş ve Hasan Sabbah’ı küçümsemiş fakat yine de ona sarayda bir iş bulmuştur. Kısa sürede kendini gösteren Hasan Sabbah, sultanın dikkatini çekmiş ve bir gün kimsenin yapamayacağı bir hesaplama işini kendisi hazırlamıştır. Nizam’ül Mülk bunu öğrenince hemen bu bilgileri değiştirmiş ve sultanın karşısına çıkan Hasan Sabbah elinde başka kağıtlarla ortada kalmıştır. Hasan Sabbah saraydan kovulmuştur. İşte bugünden itibaren Nizam onun en büyük düşmanı olmuştur. Uzun süre içinde yeni planlar yapmış ve Alamut kalesini ele geçirmiş ve bu kaleyi çok başka amaçlar için kullanmıştır. Burayı fedailerin eğitildiği yer haline getirmiş ve kendi peygamberliğini ilan ederek tüm dünyaya korku salmayı başarmıştır.

KİTAP ÖZETİ

Kalede bir hiyerarşi sistemi vardır ve fedailerin eğitimlerini üstlenen dailer vardır. Ebu Ali ve Buzruk Ümid Seyduna’dan sonra gelen en üst düzey kişilerdi. Onların altlarında ise farklı eğitimler veren dailer vardı.F edailer bu hocalardan çok ağır dersler alıyorlardı. Her gün farklı antrenmanlar yapıyorlar ve çok az yiyorlardı. Hasan Sabbah’ın öğretisinin beyinlerine işlenmesi ve çok inançlı olmalı gerekiyordu ve dailerin görevi de bu inancı sağlamaktı.İ smaili inancı denen bu inancın öğretisi Hasan Sabbah’a Allah tarafından bir emir verildiği ve diğer peygamberlerin haricinde ona cennet kapılarının anahtarı verilmesiydi. Fedailer en çok bu konuda şüpheye düşüyorlardı. İşte Hasan Sabbah bu şüpheyi ve zayıf noktayı fark etmiş ve hayal gücüne sığmayacak bir plan oluşturmuştu. Yapay bir cennet ortamını kalenin arka tarafına yaptırmış ve oraya nehirler, ormanlar ve bir harem kurdurtmuştu. Çok gizli olan bu bahçeler adeta bir cennet ortamını andırıyor ve Kur’an da tasvir edildiği şekilde dizayn edilmişti.

KİTAP ÖZETİ

Cennetten dönen bu üç kişi artık çok başka bir insan haline gelmişlerdi. Hepsi cennete tekrar dönmek için çok güçlü bir istek duyuyorlardı. Hasan Sabbah tüm dünyaya bunu kanıtlamak için bir kaç elçinin önünde Süleyman ve Yusuf’a kendilerini öldürmelerini söyledi ve bu şekilde cennete tekrar gideceklerini söyledi. Onlar hiç şüpheye düşmeden intihar ettiler ve bunu mutlulukla yaptılar. İbn’i Tahir’e ise en önemli görev düşüyordu Nizam’ül Mülk’ü öldürecekti. Cennete gitmenin önündeki bu görevi başarıyla gerçekleştiren İbn-i Tahir sayesinde Hasan Sabbah artık kimsenin durduramayacağı bir kişilik haline geldi.

KİTAP ÖZETİ

 Tüm öğretilerini bir kitapta toplamaya karar veren Hasan Sabbah yerini Ebu Ali’ye bırakarak inzivaya çekildi. Artık tüm istediklerini gerçekleştirmiş ve öğretisinin nasıl devam ettiğini izlemek üzere dış dünyayla bağlantısını kesmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top