GÖDELİ MEHMET ROMAN ÖZETİ (MAMDUH ŞEVKET ESENDAL)

thumbnail

KİTABIN KONUSU:

Mavnacılıkla uğraşan bir gencin yaşam kavgası, bu sırada başına gelen olaylar ve toplumun değişimi.

KİTAP ÖZETİ:

 Serin bir sonbahar akşamıdır. Eski köprüden geçerken parmaklığın kenarında yığılmış bir kalabalık görür.Kalabalık mavnaları seyreder. Mavnacılar ise ellerindeki kancalarıyla öteye beriye dayanarak ve birbirine bağırarak çıkmaya çalışırlar; fakat bir yandan iskeleye yanaşmaya çalışanşirket vapurları,bir yandan da akıntı onlara engel olur.Onların bu hali her gün görülür.Bu adamcağızlar denizlerle,rüzgarlarla ,insanlarla boğuşur. Orada gözüne bu adamcağızları izleyen ve izlerken ağlayanihtiyar takılır. İhtiyar,üzerine direk düşecek bir genci uyarır.İhtiyara neden ağladığını sorar. İhtiyar gözlerini silerek cevap verir.Bir oğlum vardı,burada öldü._Oğlun boğuldu mu?_Hayır,der. Kurtuldu ancak elinden bir kaza çıktı. Burda mavnacılık yapardı.Kendi halinde, sessiz, akıllı bir çocuktu. Eşini çok sever ve çocuklarına iyi bakardı. Bir  gün Yunanlı bir kaptanla tartıştı. Adam uzun bir süre çocukla uğraştı. Sonunda mavnamızı batırdı, der. Bunun üzerine çocuk atladığı gibi Yunanlıyı öldürdü.15 sene hüküm giydi. Mahpusa girdikten sonra çok uğraştık ;ancak kurtaramadık.Sonra da öldü. Bu acıya dayanamayan ,içlenen karısı da öldü. Şimdi yetimlerine ben bakarım, der. Hiçbir  şeyin eskisi gibi olmadığını, insanların sadece kendi çıkarlarını düşündüğünü söyler. Kendine Gödeli Hüseyin,oğluna Gödelinin Mehmet derler. Şu an hiç bir mavnacı Godelinin Mehmet’in hikayesini bilmez ama o mavnacılara baktıkça onu hatırlar. Mehmet’i unutmaz, yetim çocukları,dul kadınları görür dertlenir.

 

ÖZET 

 İhtiyar her gün gelir mavnaları ve mavnacıları seyreder. Onun için bu çok şey ifade etmektedir hayattaki en değerli varlığını mavna yüzünden kaybetmiştir. İhtiyar yine bir gün gelir mavnacılara bakar. Kalabalıkta sesler, kargaşa ortamı ve yüksek sesle bağırışmalar derken bir hengame alır başını yürür. İskeleye yanaşmaya çalışanlardan tutun da akıntıya karşı mücadele edenlerle doludur sahil. Tüm bu kargaşanın içinde oğlunu düşünür. Erken kaybetmiştir onu. Oysa şu anda burada olsa o kargaşanın içinden sesini duysa ne kadar da mutlu olacaktır ihtiyar. Dalga sesleri, martılar ve daha nice denize ait olan sesler arasında birnin gözü ihtiyara takılır. İhtiyar ağlamaktadır o da neden ağladığını sorunca başlar anlatmaya. Çocuğu burada mavnacılık yaparken tartıştığı bir yunanlı kaptanı öldürür. Kaptan haksızdır çünkü mavnayı batıran kaptandır. Çocuk geçim derdinde akıllı uslu biridir. Ailecidir ama bir tartışma onun sonunu getirir. 15 yıl hapis cezası alır. Hapiste de ölür. Bunun acısına dayanamayan eşi de ölür ve çocuklar ihtiyara kalır. İhtiyar şimdi çocuklara bakmakla yükümlüdür. Nerede bir aile görse oğlu aklına gelir. Hemen hemen her gün geldiği bu sahilde oğlunun sesini duyar gibi olur onu hayal eder. Onun için insanlar artık çok değişmiş ve çıkarcı olmuştur. Gödeli Hüseyin derler bu ihtiyara. O her gün gelip burada oğlundan kalan anılarını hayal edecektir.

 Yazar bir akşamüstü sular karardığı ve ortalığa akşamın garipliği çöktüğü bir sırada eski köprüden geçmektedir. Parmaklığın kenarına yığılmış bir kalabalık görür. Kalabalık köprüde sıkışmış,  birbirine yaslanmış ve kurtulamayan mavnaları seyretmektedir. Yazar araya sokuşur ve olan biteni izlemeye başlar. Mavnacılar ellerindeki kancaları etrafa sallayarak kurtulmaya çalışmaktadır. Fakat rüzgarla sertleşen akıntı ve iskeleye yanaşmakta olan iki şirket vapurunun suları  mavnaları bırakmamaktadırlar. Bu olay her gün yaşanan ve zavallı mavnacıların değişmeyen kaderidir. Daha sonra bu mavnaları kurtarmak için bir romörkör gelir. Fakat mavnacılar bu romörkörün durumu daha da zorlaştıracağının farkındadırlar. Bu yüzden sokulmaması için ikaz ederler. Romörkör dinlemeyerek sokulur ve mavnanın direğini kırar. Direğin kırıldığını gören ve mavnaları izleyen köprüdeki ihtiyar, Mavnacı Hüseyin’in kafasına dikkat etmesi için uyarır. Yazar ihtiyarın ağladığını fark eder ve sebebini sorar. İhtiyar Gödeli Hüseyin’dir. Oğlu Mehmet ile yaşadıklarını yazara anlatır. Gödeli Mehmet oğlu ile babadan kalma yağ kapanı’ndaki gedikte çalışmaktadır. Oğlu Mehmet yük meselesi yüzünden Yunanlı bir kaptanla bozuşur. Yunanlı kaptan Mehmet’i durmadan sinirlendirir ve ona “ekmeğinizi elinizden alacağım” der.

            Bir gün yunanlı kaptan yine Mehmet’in gediğini sıkıştırır. Buna dayanamayan mavna su kaynatmaya başlar. Mehmet çok sinirlenir ve Yunanlının boğazına yapışır. Adamın kafası demire çarpar ve ölür. Mehmet hapse girer üç ay sonra ölür. Karısı da bu acıya dayanamayarak ölür. Geride yetimler  ve babası kalır.

             Babası başkasının mavnasında çalışır ve esnaftan hiç yardım  göremez. İhtiyar bütün bu olup bitenler için ağladığını söyler… Daha sonra yazarla ayrılırlar. Yazar ne zaman denize baksa o ihtiyarın akan göz yaşlarını, yetimleri ve dul kadını hatırlayıp dertlenir.

KİTABIN ANAFİKRİ:

                 Kitapta o zamanki hükümetin yanlış tutumları vurgulanmaktadır. Hükümet kendi işini yunanlıların eline vererek zavallı mavnacıların çile çekmesine sebep olmaktadır. Hükümetin kendi üzerine düşen görevi yapması halkın sorunları ile ilgilenmeleri gerekmektedir.

                 kitaptan çıkartabileceğimiz bir diğer sonuçta bir anlık öfkenin acı felaketlere yol açabilmesidir. Sonucunu düşünmeden bir hareket yapmamalıyız.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:  

        Hüseyin : geçimini mavnacılıkla sağlayan bir kişidir.

        Gödeli Hüseyin :  Gödeli Hüseyin oğlu ile birlikte bir mavnada  çalışmaktadır. Babadan kalma yağ kapanında bir gedikleri bulunmaktadır. Oğlunun ismi Mehmet’tir. Dürüst ve çalışkan bir kişidir.

         Gödeli Mehmet: Gödeli Hüseyin’in oğludur. Gururlu, uslu ve sessiz bir kişidir. Evli ve çocuk sahibi bir kişidir.

KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

          Kitapta Farsça ve Arapça olan kelimeler çoğunluktadır. Bu yüzden anlaşılmasında zorluk çekiliyor. Okurken anlamını bilmediğimiz bir çok kelimeyle karşılaşıyoruz. Okurken yanımızda mutlaka bir sözlük bulundurmamız gerekiyor. Okurken çok çabuk sıkılabilirsiniz. Fakat kitap kullanılan kelimelerin Türkçe karşılığı olsaydı daha akıcı ve zevkli hale gelebilirdi.

Hikayede insanların başına gelebilecek trajedik olaylardan çok  top-sal degişim vurgulanmış. Anlatım da yalın ve basit bir dil kullanılmıs. Bu daHikayenin basit ancak anlamlı olmasını sağlamış.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

M.Şevket ESENDAL 29 Mart 1883’te Çorlu’da doğdu. Ailesi çiftçilikle uğraşan yazar, savaşlar yüzünden öğrenimini tamamlayamadı,ancakbir çok yer dolaştı. Kurtuluş mücadeleleri boyunca Atatürk’ün yanındayer aldı. Elçilik ve milletvekilliği  yaptı. 16 Mayıs 1952 tarihinde Ankara’da vefat etti.Yayınlanan bazı kitapları:_Ayaşlı ile Kiracıları(roman) Vassaf Bey(roman) Bir Kucak Çiçek(hikayeler) İhtiyar Çilingir(hikayeler) Gödeli Mehmet(hikayeler)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top