Ivan Turgenyev – Babalar ve Oğullar

thumbnail

1862’de kaleme alınan Babalar ve Oğullar Turgenyev‘in en meşhur eseri olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusya’nın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir.

Rus edebiyatının tam anlamıyla yazılmış ilk modern roman örneği olarak kabul edilebilir.

Yayımlandığında pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odağı haline gelir. Bugün için de edebî değerini koruyan bir eserdir.

Romanın Başlıca Karakterleri

Nikolay Petroviç Kirsanov: Orta yaşlı bir baba. Oğlu Arkady’yi çok seven biri.

Arkady Nikolaviç Kirsanov: Nikolay’ın büyük oğlu. Üniversiteyi yeni bitirir. Toplumcu, sevimli biri. Ama arkadaşı Bazarov’un etkisinde kalır.

Pavel Petroviç Kirsanov: Nikolav’ın erkek kardeşi. Gençliğinde mutsuz bir aşk yaşamış. Tam bir aristokrat.

Feniçka (Fedosya Nikolayevna Savişna): Nikolayin metresi; güzel bir köylü kızı, utangaç ve sevecen.

Vassilv İvanoviç Bazarov: Yvgeny’nin babası. Emekli bir ordu subayı, kırsalda yaşamaktadır.

Arina Vlassyevna Bazarov: Yvgeny’nin annesi; eskive bağlı, nazik bir kadın. Anti-entelektüel olmasına ve hurafelere bağlı bulunmasına rağmen, koruyucu ve ailesine bağlı bir insan.

Yvgeny Vasiliç Bazarov: Bazarovlar’ın oğlu. Arkady’nin arkadaşı. Nihilist. Her şeyle alay eder.

Anna Sergevevna Odintsov: Zengin dul. Bazarov’un âşığı. Anti-gelenekçi, ileri görüşlü biri.

Katya Sergeyevna Loktiv: Odintsov’ın küçük kız kardeşi. Ablasından daha ılımlı, daha gelenekçi.

BABALAR VE OĞULLARI (Kitabın konusu, eleştirisi)

Nikolay Petroviç, Kirsanov ailesinin babasıdır. Karısı ölür, Feniçka adlı bir köylü kızla metres hayatı yaşamaktadır. Onunla evlenememesi subay olan kardeşi Pavel’in sınıf farklılığı görüşüne saygısı nedeniyledir. Aslında radikal bir kimliği vardır. Henüz köleliği kaldıran yasa çıkmadan, vanııdaki sertleri özgürlüklerine kavuşturmuştur. Gerçi bu yüzden malikanenin kiralanın toplamakta zorlanmaktadır, ama yine de iyi nivetlidir ve bunu sürdürür. Arkadv, Nikolay Petroviç’in oğludur. Yirmili yaşlarda, güleryüzlü, enerjik bir gençtir. 1859 Mayısında üniversiteyi bitirir, yanında tıp öğrencisi arkadaşı Bazarov’la babasının çiftliğine döner. Bazarov’un görüşleri gerek Nikolay’a ve gerekse Pavel’e terstir. Ondan yalnızca Fenişka ve bebeği şikâyetçi değildir.

Bazarov, uzunca süren bu konukluğu sırasında bir gün Arkady ile il merkezine giderler. Orada dul Anna Sergeyevna Odintsov ile onun kız kardeşi Katya ile tanışırlar. Anna’yı kendi düşüncelerine yakın bulurlar. Anna da hızlı ve anti-gelenekçidir, iki arkadaşı çekici bulur ve davet eder. Bu geliş gidişler sırasında Bazarov, Anna’ya âşık olur. Arkady de Katya’ya…

Bir gün Bazarov ile Arkady, Bazarovlar’ı ziyarete giderler. Babası emekli bir subay, annesi eskiye bağlı bir kadındır. Her ikisi de oğullarıyla övünürler. Arkady, birden Bazarov’un Pavel amcasıyla ettiği alayı anımsar ve üzülür. Çünkü onlar da nihilist değillerdir. Bunun için de neredeyse yumruk yumruğa kavgaya bile girişeceklerdir, ama vazgeçerler. Kirsanovlar’ın çiftliğine dönerler.

Bazarov, Anna’yı unutmak istemektedir. Bunun için de Nikolay’ın metresi Feniçka’yla flört etme çabası içine girer, bir gün de zorla öper. Bunu gören Pavel, Bazarov’u düello’va davet eder. Düello’da Bazarov’a bir şey olmaz, Pavel ise, küçük bir yara alır. İsteksiz barışırlar ve aralarındaki anlaşmazlığa bir hikâye uydurup, asıl konuyu gizli tutarlar.

Pavel’in Nikolav’la görüşmeleri sırasında ona yalvarırcasına onu gerçekten seviyorsa, evlenmesini önerir. Bu arada Arkady, Katya’yı sevmeye başlamıştır. Evlenme önerisine hemen olumlu yanıt alır. Bu, Bazarov’dan ve onun Nihilizminden ayrılması anlamım da içerir. Tıpkı babası gibi toprak sahibi, ailesine bağlı bir kişi olma yoluna doğru adını atar. Artık ileri görüşleri olacaktır, iyi bir vatandaş olacaktır. Ama ihtilalci değildir. Bazarov bu işten pek hoşlanmaz. Çiftlikten ayrılır.

Bazarov Anna’ya da veda ederek doğduğu köye döner. Babasının evine yerleşir. Doktorluğa başlar. Pek mutlu değildir. Bir gün, tifüsten ölen bir hastaya otopsi yaparken elini keser, içinde topluma karşı duyduğu acı, öfke ve küskünlük dinmemiştir. Birkaç gün sonra aynı hastalıktan ölür.

Öte yandan Kirsanovlar’da mutluluk egemendir. Arkady ile Katya’nın evliliği dışında Anna da şimdi olmasa da bir gün sevebileceği biriyle evlenir. Pavel, daha mutlu olacağı inancıyla yaşamını Almanya’da sürdürecektir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top