Karamazov Kardeşler Konusu ve Özeti

thumbnail

Karamazov Kardeşler

Karamazov Kardeşler, Rus yazar Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin baba katilliğini konu alan, dünya klasiklerinin arasında sayılan önemli eserlerden biridir.
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789944880985
Sayfa: 1025 sayfa

Karamazov Kardeşler Romanının Konusu

Konusu baba katilliğine dayanan Karamazov Kardeşler, Rus yazar Fyodor Mihailoviç Dostoyevski’nin 1880 yılında tamamladığı, Dünya Klasikleri arasında sayılan en önemli eserlerden biridir.

Şu an günümüzde kullanılan, ipuçları vererek okurları merakta bırakma tekniği, o dönemlerde yaygın değildi. Fyodor Mihailoviç Dostoyevski‘nin bu teknikle yazmış olduğu Karamazov Kardeşler, o dönemde pek çok kişi tarafından açık ve net olmadığı gerekçesiyle olumsuz eleştiriler almıştır.

Dostoyevski, romanda geçen kahramana, üç yaşındayken ölen oğlu Alyoşa’nın adını vermiştir.

Karamazov Kardeşler Roman Özeti

Fedor Pavloviç Karamazov, küçük bir Rus köyünde yaşayan, zengin olmasına rağmen toplum tarafından pek sevilmeyen, toprak sahibi bir adamdır. Yapmış olduğu iki evliliğinden toplam üç çocuğu olmuştur. Dimitri Fyodoroviç Karamazov, 28 yaşındaki en büyük oğludur. Babası gibi şehvet düşkünü ve pek sevilmeyen bir adamdır. İvan Fyodoroviç Karamazov, Fedor Pavloviç’in ikinci karısından doğan 24 yaşındaki oğludur. Ailesiyle bağlantısı az olan İvan, iyi bir eğitim almış nihilist düşüncelere sahip bir gençtir. Kitapta genellikle Alyoşa olarak bahsedilen Aleksey Fyodoroviç Karamazov, Fyodor Pavloviç’in ikinci evliliğinden doğan 20 yaşındaki oğludur. Kentte bulunan manastırda yaşamakta olan Alyoşa, kardeşlerinin içinde en hayırlı olanıdır. Pavel Smerdyakov ise Fyodor Pavloviç ile Lizaveta’nın ilişkisinden olduğu iddia edilen gayrimeşru çocuktur. Evdeki hizmetçiler tarafından büyütülen Pavel, babasının uşağı ve aşçısı olarak çalışır.

Fedor Pavloviç Karamazov, bir gün gizemli bir şekilde öldürülür. Ölümünün ardından açılan dava kısa sürede tüm Rusya’nın merak ettiği bir dava halini alır. Ölümünden Fedor Pavloviç Karamazov’un büyük oğlu Dimitri Karamazov suçlanır.

Orijinal ismi: Brati Karamazovı

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski‘nin en iyi romanı budur.Suç ve Ceza (Prestupleniye i Nakazaniye)’dan daha derinlikli psikolojik tahliller ile toparlaması daha güç olaylar zincirine bağlı olması bu romanı zirveye taşıyor. Edebiyat otoriterleri ile birçok psikolog (Sigmund Freud başta olmak üzere) Karamazov Kardeşler’i dünyanın en iyi edebiyat yapıtı olarak nitelendirir. Ne kadar ilginçtir ki okurlar tarafından dünyanın en iyi kitabı olarak lanse edilen Suç ve Ceza’nın rakibi yine bir Dostoyevski eseri olan Karamazov Kardeşler’dir. Bunda en önemli etken şüphesiz ki Dostoyevski‘nin sahip olduğu dehâdır. Kitabın okunmasının kolaylaştırılması ve yanlış anlaşılmaların önlenebilmesi için birkaç noktaya değinmek istedim. Aynı zamanda bana göre kitabın en derinlikli ve en dikkat çekici karakteri olan İvan Fyodoroviç Karamazov üzerinde biraz durmak istedim.

Karamazov’lar bir baba ve dört kardeşten oluşur:

Fyodor Pavloviç Karamazov – Baba
Dmitri Fyodoroviç Karamazov – Büyük kardeş
İvan Fyodoroviç Karamazov – Ortanca kardeş
Aleksey Fyodoroviç Karamazov – Küçük kardeş
Smerdyakov –Smerdyeşa’dan olma gayrimeşru çocuk-

Kitap boyunca bazı karakterlerin isimlerinin küçültülmüş hâli kullanılır:

Aleksey Fyodoroviç Karamazov —> Alyoşa, Alyoşka
Dmitri Fyodoroviç Karamazov —> MityaMitenka
Katerina İvanovna —> Katya
Agrafena Aleksandrovna Svetlova —> GruşenkaGruşa

Küçültmeler konusunda başka dikkatimi çeken noktaysa, İvan Fyodoroviç hiçbir zaman küçültmeyle anılmamıştır. Karakteristik ve fiziksel bakımdan da Dostoyevski ile oldukça örtüşen bir karakterdir İvan Fyodoroviç. Her ne kadar saralı olmasa da bazı psikolojik rahatsızlıklara sahiptir. Aynı zamanda Smerdyakov sara hastasıdır. Bence bu kitapta Dostoyevski’yi fikren İvan Karamazov, sağlık bakımından Smerdyakov, inişli çıkışlı hayatı ve zevke düşkünlüğü bakımından Dmitri Karamazov ve metafizik konular bakımından Aleksey Karamazov temsil eder. Yani Dostoyevski kendine ait ögeleri başkahramanlara dağıtır. Ve Dostoyevski’nin babasını Fyodor Pavloviç temsil eder. Sarhoş, çocuklarıyla pek ilgilenmeyen… Mitya’nın da İvan ve Alyoşa’nın da Smerdyakov’un da annesi kardeşler küçükken ölmüştür. Tıpkı Dostoyevski gibi…

Ayrıca, tüm incelemelerde Smerdyakov geri planda kalır. Bunun sebebi belki de yazarın Smerdyakov’un gayrimeşru çocuk olduğunu vurgulamamasıdır. Oysa “Karamazov kanı” Smerdyakov’da da vardır. Bu gözden kaçırılmaması gereken bir durumdur.

Sanılanın aksine İvan Karamazov, ateist sosyalist değildir. İvan Karamazov bildiğiniz Bazarov gibi (Babalar ve Oğullar’ın kahramanı) Rus nihilistidir. İvan Karamazov’un toplumcu herhangi bir yönü olamaz. Karamazov toplumcu olamaz, belki de yazarın vurguladığı önemli noktalardan biri budur.

Bunlar sadece okumayı kolaylaştıracak birkaç cümleden ibarettir… Kitap gerek polisiye yönünden gerekse de felsefe yönünden aşmıştır. Dostoyevski dehâsı, bu kocaman eserde hiçbir şekilde kusur yapmamıştır. Realizmin hakkını vermektedir.

İvan Fyodoroviç Karamazov Üzerine Birkaç Laf

“… Neden bize engel olmak istiyorsun? Bize engel olmak için geldiğini kendin de biliyorsun. Ama yarın ne olacağını biliyor musun? Senin kim olduğunu bilmiyor, bilmek de istemiyorum. O musun, yoksa O’nun benzeri misin? Kim olursan ol, hemen yarın hüküm giydirip en azılı zındık olmak suçuyla yakacağım seni. Bugün ayaklarını öpen halk, yarın bir göz işaretimle atılacağın ateşe odun taşımaya koşacak, bunu biliyor musun? Gerçekten O musun? Evet, belki sen de biliyorsun bunları.

Karamazov Kardeşler, Beşinci Kitap, Beşinci Bölüm, “Büyük Engizisyoncu”

Karamazov Kardeşler’in belki de en vurucu kısmı “Büyük Engizisyoncu“dur. Aleksey Fyodoroviç ile İvan Fyodoroviç arasında geçen diyaloglardan en çarpıcısıdır. İvan Fyodoroviç’e hayran olma sebebidir.

İvan Fyodoroviç’i incelemeye karar verdim. Nasıl bir cüretle buna kalkıştığımı ben de bilmiyorum. Sanırım yirmi kere okumak gerek kitabı İvan Fyodoroviç’i hakkıyla incelemek için. Sanırım benim yapacağım şey, incelemekten ziyade bende bıraktığı izlenimleri ortaya koymak olacaktır.

İvan Fyodoroviç, Fyodor Pavloviç’in ortanca oğludur. Aleksey Fyodoroviç(Alyoşa) ile anne ve baba bir, Dmitri Fyodoroviç(Mitya) ile baba bir kardeştir. Bu önemli, çünkü Fyodor Pavloviç’in annesine yaptığı işkence de İvan’ın karakterini biraz etkilemiştir.

Düşünsel manada, romanın en uç karakteridir. Çünkü İvan, zıt düşüncelerini içsel olarak çatıştıran bir karakterdir. Bu çatışmalar onu bedensel olarak da psikolojik olarak da yıkıma götürecektir. “Şeytan” ile diyalog kurmaya kadar ilerleyecektir bu yıkım. Nihilizm ile Hıristiyanlık arasında bir tercih yapmak zorunda kalacaktır.

Yapılan en büyük yanlışlardan biri, kesinlikle şudur: “İvan Fyodoroviç, sosyalisttir.”. Aynı zamanda bu İvan’a yapılmış bir haksızlıktır. Çünkü İvan, derinlikli bir karakterdir. “Sosyalizm” gibi insanın pek de derinlikli olamayacağı bir ideolojiye İvan’ı sığdırmamak gerekir. Aynı zamanda Alyoşa ile ettikleri “Büyük Engizisyoncu”nun geçtiği muhabbet dikkatle incelenildiği zaman sosyalizmden eser bulunamaz. Çünkü İvan Karamazov, nihilisttir. Her ne kadar İvan Turgenyev‘in Ottsı i Deti(Babalar ve Oğullar) adlı romanının başkahramanı olan Bazarov gibi açık olmasa da nihilist olduğu, yapılan dikkatli tahliller sonucunda nihilist olduğu oldukça kolay fark edilebilir.

İçsel çatışmalarının sonucunda içine girdiği bunalım ile birlikte bir karar verme aşamasına geldiğini fark etmiştir İvan. Bu karar verme aşaması, aynı zamanda Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin de karar verme aşamasıdır. Bana kalırsa, kitap boyunca Dostoyevski, kendisini okuyuca “İvan Fyodoroviç Karamazov” olarak takdim etmiştir. Dostoyevski’nin hayatı incelendiğinde en çok benzerlik İvan ile kurulabilir. Bu benzerlik neticesinde de İvan gerçekten dikkate en çok alınması gereken bir karakter oluyor.

İvan Fyodoroviç’in altyapısı, Dostoyevski tarafından tam on dört yıl önce, bir başka başyapıtının başkahramanı tarafından atılmıştı:

O kitap; Prestupleniye i Nakazaniye(Suç ve Ceza)
O karakter; Rodion Romanoviç Raskolnikov‘dur.

Karamazov Kardeşler’in ve Suç ve Ceza’nın sonlarında dudakta oluşan o tebessüm, ruhta oluşan sarsılma, gözlerde peydahlanıveren o gözyaşı aslında Dostoyevski’nin zekasına hatta dehâsına yapılan bir secde, bir teşekkürdür.

kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top