Miguel De Cervantes Saavedra – Don Kişot

thumbnail
  • Don Kişot
  • Miguel de Cervantes Saavedra
  • Yapı Kredi Yayınları / DOĞAN KARDEŞ
  • Çevirmen Reşat Nuri Güntekin

 

Yazıda Miguel de Cervantes,  DON KİŞOT romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, DON KİŞOT romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, Miguel de Cervantes’in hayatı, DONKİŞOT  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
DON KİŞOT HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ 
1605 ve 1615’te iki bölüm halinde yayımlanan roman, İspanyol edebiyatının en akıcı ve beklide Dünya edebiyatındaki en çok tanınan eseridir.  Bununla da kalmayarak Don Kişot Modern Batı edebiyatının en kayda değer romanlarından biri olarak da kabul edilebilir.
Cervantes Don Quijote’yi 1598’de, yani elli yaşını aştığı bir sırada kaleme almaya başlamış ama eserin ilk cildi 1605 yılında yayınlanmıştı. Cervantes ‘in bu romanı o zamanlarda bile bir hayli ilgi görmüş ama yazar ikinci cildini on yıl sonra yazmaya başlamış ve eserin ikinci cildi de 1615 yılında yayınlanmıştı.Roman’ın yazıldığı yıllarda Batı Kültüründe Şövalyelik hala devam etmekte ama artık son nefeslerini de vermekteydi. Buna mukabil Şövalyelik ruhu ile ilgili anlatılar, efsaneler ve söylentiler hala daha canlı bir durumdaydı.
 Don Kişot romanı, artık yok olmak üzere olan üzere olan şövalyeliği, alaylı bir dille eleştiren şövalyelik ile ilgili söylentilere, şövalyeler hakkında alışılmış yaklaşımların dışında ve şövalyelerin kahramanlıklarını anlatmak yerine,  şövalyelik ile alay eden bir romandır. Bu açıdan Don Kişot’un şövalyelik ruhuna yaklaşımı ezber bozan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım biçimi aslında batı edebiyatı için pek de yeni bir yaklaşım değildir. Batı edebiyatında sahte kahramanlara ve onların komik durumlara düşmelerine yer veren şiir ve tiyatro türleri eskiden beri vardır. Don Kişot’un özelliği bu konunun bir roman şeklinde dile getirilmiş olmasıdır.
Roman hayal dünyasında yaşayan Don Kişot’un hayalleri ile gerçeği iç içe anlatmaktadır. Roman daha ziyade Hayal Dünyasındaki düşmanlara savaşan Don Kişot’un içine düştüğü komik öğelere dayanmaktadır.
İspanyol edebiyatının en ünlü romanlarından biri olan hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilmiş olan Don Kişot’un ilk cildi 1605′te, ikinci cildi 1614′te yayımlanmıştır. Don Kişot batı edebiyatındaki hikâyecilik geleneğinden modern romanlara geçişin ilk ve en önemli adımlarından biri kabul edilmektedir. Bu bakımdan Cervantes, Don Kişot romanıyla modern romanın kurucusu sayılmaktadır.
Pek çok dile çevrilen eser Reşat Nuri Güntekin tarafından kısaltılmış olarak çevrilmiş, romanın tam çevrisi Bertan Onaran tarafından yapılmıştır. [1]
DON KİŞOT İLE İLGİLİ İLGİNÇ NOTLAR
Çeşitl, zamanlarda dünyanın en iyi romanı da sayılmış olan Don Kişot Norveç Nobel Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü 100 yazar tarafından, dünyanın en iyi kurgu eseri seçildi.[2]
Cervantes’i anlatan bir sunuş yazısında şu cümleler yer almaktadır.  “insan hayatında üç kez Don Kişot’u okumalıdır. Kahkahanın bolca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hâkim olmaya başladığı orta yaşta ve her şeye felsefe açısından baktığı ihtiyarlıkta.”
Don Kişot’un animasyon versiyonu çok yakında, İspanyol izleyiciyle buluşacak. Cervantes’in ünlü eserinde, Don Kişot’un yüzlerce sayfa tutan maceraları, animasyon versiyonunda 80 dakikaya sığdırıldı. Don Kişot’un atını ve aynı zamanda Sanço Panza’nın eşeği Rosinante’yi, Shrek serilerinden tanıdığımız Eddie Murphy seslendirirken, yaklaşık 15 milyon Euro harcanan filmin, Holywood filmlerinin hâkimiyetine meydan okuması bekleniyor.” [3]
Film Uyarlamaları
Eser hakkında birçok film çevrilmiş, roman filme uyarlanmıştır. Bunlar arasında en önemlileri “ Don Kişot’u Öldüren Adam (2018 yapımı )”[4], 2015 ve  Don Kişot (2000 yapımı )[5], filmleridir. [6]

ANA KARAKTERLER 

  • Don Kişot: asıl adı  Alonso Quijano olan  Elli yaşlarındaki bu adam.  Şövalye serüvenleri okumaktan aklı karışmış, aristokrat ve emekli olmuş bir şahsiyettir. Don Kişot’u takma ad olarak kullanmaya ve kendini bir şövalye zannetmeye başlar. Zayıf, uzun boylu, yaşlı bir adam olan Alonso Quijano hayalperest ve saf bir adamdır. Okuduğu kitaplara çok kaptırtmış, hayal dünyasında yaşayan bunu da bir hayli abartan bir adamdır.  Kendisini son şövalye olarak görmeye başlamış, buna inanmış, başına gelen her felakete rağmen düştüğü durumdan uyanamamış, belki de biraz bunamış bir insandır.
  • Rosinante: Don Kişot’un atı.
  • Sancho Panza: Don Kişot’un uşağı,  Sıradan bir köylü, saf, realist, kurnaz, basit bir adamdır. Kilolu, kısa boylu, tıknaz, Efendisini kimi kez uyaran, yeri geldiğinde dayak da yiyen ama ondan da istifade etmekten kaçınmayan biraz da çıkrcı ve hesapçı bir tiptir.
  • Juana Panza: Sanchönun karısı, basit bir köylü kadınıdır. Kocsının bazı yaklaşımlarını onaylamış gözükmektedir.
  • Dulcinee du Toboso: Don Kişot’un sevdiği hayali kız. Sıradan, şişman bir köylü kızı olan Aldonzo’ya Dulcinea del Toboso takma adını verir. Onu aristokrat bir ailenin güzel kızı olarak düşünür.
  • Dük ve Düşes: Don Kişot’un ev sahipleridir. Alaycı, fırsatçı ve Don Kişot’un durumundan eğlence çıkaran kişilerdir.
DON KİŞOT’TAKİ YARDIMCI TİPLER [7]
  • Ambrosio, çoban; merhum Grisóstomo’nun arkadaşı.
  • Ana Félix, ateşli Hristiyan hizmetçi, Ricote’nin kızı, Berberi’den kurtulmuştur.
  • Antonia, Alonso’nun kuzeni, yaşı 20’nin altındadır. Alonso’nun kitaplarını yakması için hem rahibi hem de berberiyi kışkırtır.
  • Antonio, çobandır. Rebap ile Don Kişot için bir şarkı çalar.(1. kitap, 11. bölümde)
  • Cardenio
  • Cid Hamete Benengeli (“Sidi Hamid Eggplant”), Servantes tarafından uyarlanan (ve yazarlığı öğrenen) Don Kişot’un maceralarının yazarı olarak belirtilen kurgusal yazar.
  • Dulcinea El Toboso, Don Kişot’un aşık olduğu kadın; gerçek ismi Aldonza Lorenzo
  • Dorothea, kederli güzel kadın. Luscinda için onu terketmeden önce Don Fernando ile evliydi, Don Kişot’u dağlardan uzaklaştırmak için Prenses Micomiconaymış gibi davranır.
  • Ginés de Passamonte a.k.a. Ginesillo de Parapilla, Don Kişot tarafından ölümden kurtarılmıştır.
  • Grisóstomo, aşk ilanı Marcela tarafından reddedildikten sonra kalbi kırılan çoban.
  • Maritornes, Don Kişot ve Sanço’nun geceyi geçirdiği handaki çirkin ama iyi kalpli hizmetkar. Don Kişot onu yanlışlıkla hancının kızı sandığında istemeyerek Don Kişot’la tartışmıştır. Don Kişot, kendisine aşık olduğunu düşünür.
  • Marcela, varlıklı öksüz kız, doğayla iletişim kurmak için çoban kızı gibi giyinip ormanda yaşar, güzelliği düzinelerce reddedilmiş aşığı cezbetmiştir.
  • Montesinos, gezgin şövalye.
  • Nicholas, berber; Don Kişot’un arkadaşı.
  • Pero Perez, papaz yardımcısı.
  • Ricote, Morisco Sanço’nun arkadaşı, İspanya’dan afaroz edilmiştir fakat Alman hacı olarak geri dönmüştür.
  • Roque Guinart, Katalan haydut Perot Rocaguinarda’nın romandaki uyarlaması.
  • Teresa (Joana) Panza ve Sanchica, Sanço’nu karısı ve kızı.
  • Bachelor Sansón Carrasco, Don Kişot’un arkadaşı. Don Kişot’u eve geri göndermek için kılık değiştirerek rakip şövalye gibi onunla dövüşür.
  • Don Sancho de Azpeitia, kılıç döğüşünde Don Kİşot’un kulağını kesen Biscaylı toprak ağası(I:9)
  • Vivaldo, Grisóstomo’nun karşılıksız aşkının şiirlerini ateşten kurtaran çoban

Konu

La Mancha’da yaşayan ve olan 50’li yaşlarındaki emekli bir adam oolan Don Kişot, emekli olduktan sonra kendisini roman okumaya adamış,  şövalyeleri anlatan kitaplara takıntılı bir adam haline gelmiştir. Üstelik romanlarda anlatılan ve yazılan her şeyin doğru olduğunu sanmaktadır. Bu takıntıları onu yavaş yavaş şövalye olmak ve şövalyeler gibi kahraman olmak fikrine götürmektedir. Don Kişot Sancho Panza ve Rosinante ile birlikte şövalyelik ile ilgili hayaller tasarlamaya başlamıştır.  Etrafındaki insanlar yavaş yavaş onun çıldırdığını düşünmeye başlamıştır.
Dulcinee du Toboso, Don Kişot’un hayalinde canlandırdığı ve onunla birlikte maceralar kurduğu sevgilisidir. Don Kişot, yani Senyor Kesada; halkını, vatanını çok seven bir insan olduğu için Sancho Panza’yı da yanına alarak Don Kişot adlı bir şövalye gibi davranamaya başlar.  Kendisini mazlumları koruyan kötülere göz açtırmayan kahraman bir şövalye zannetmeye başlamıştır.
“Don Kişot romanında dönemi biten bir toplum düzenini yeniden yaşatmanın olanaksızlığı anlatılmaktadır. “

ZAMAN 

17. yy’ın hemen başlarında Şövalyelik sisteminin ortadan kalkmaya başladığı yıllardır.  Ateşli silahlar yaygınlaşmaya başlamış, top ve tüfek yaygınlaşır hale gelmiş, batı toplumlarında derebeyliklerin ortadan kalkması, denizcilik yolu ile zenginleşen burjuva sınıfının önem kazanmaya başlaması ile asilzadelerin, derebeylerin ve şövalyelerin önemeleri azalmaya başlamıştır. Kralların ve merkezi devletlerin güçleri artmaya başladıkça ve savaş sistemleri değiştikçe zırhlı birlikler ve şövalyelerin de sonu gelmektedir.  Fakat şövalyelerin kahramanlıkları ve efsaneleri hala dillerden düşmemekte ve şövalyelik ruhu insanların anılarında ve gündelik hayatında canlı olarak yaşamaktadır.
MEKÂN
Romandaki olaylar İtalya’da ve İtalya’nın Mancha eyaletinde, küçük bir köyde geçmektedir. İspanyol asıllı bir yazar olan Cervantes’in bu mekânı seçmesi ilginçtir.  Alonso Quijano, bu köyün yüksek bir tepesinin üzerinde bulunan, eski zaman şatolarına benzeyen eski bir konağında yaşamaktadır.  Bu konakta, hizmetçisi, uşağı ve on dokuz yaşındaki bir yeğeni vardır.

ROMANIN ÖZETİ 

I. Bölümdeki Olaylar:
Don Kişot, İtalya’da Mancha eyaletinde, küçük bir köyde yaşayan emekli olmuş elli yaşlarındaki bir centilmendir. Alonso Quijano, bu köyün yüksek bir tepesinin üzerinde bulunan, eski zaman şatolarına benzeyen eski bir konakta hizmetçisi, uşağı ve on dokuz yaşındaki bir yeğeni ile birlikte yaşamakta, emeklilik günlerini Şövalyelerin hayatlarını ve kahramanlıklarını anlatan öyküler okuyarak geçirmektedir. Alonso, gece gündüz demeden, derebeylik devrindeki Avrupa’da zayıfları, güçsüzleri korumak amacıyla ülke ülke dolaşan şövalyeleri konu alan kitaplar okuya okuya şövalye olmaya özenmeye başlamıştır.
Alonso Quijano, şövalyelere özenmeye, dünyayı şövalye hikâyelerinde olduğu gibi algılamaya başlar. Üstelik zamanla kendisini de bir şövalye gibi görmeye başlamıştır. Şövalyeliğin canlandırılması gerektiğini düşünmeye kendisinin de bir şövalye olduğunu zannetmeye başlamıştır.
Bir gün, aklını iyice yitirir, kendisini son seyyar şövalye zannetmeye başlayarak adını da Don Kişot koyar. Fakat büyük bir şövalye olmak için bir kılıcı, kalkanı ve silahı olmalıdır. Evindeki eski, paslı zırhları, kılıçları kuşanır. Ezilen halkı kurtarmak için çok mükemmel zannettiği sıska atına binerek yollara düşer. Kendisine bir de aristokrat bir sevgili bulmalıdır. Yolda rastladığı çirkin bir köylü kızını çok güzel ve soylu olarak görür ve kendisine sevgili olarak seçer. Artık tek istediği şey, ona resmi şövalyelik unvanı verilmesidir. Bunun İçin de başarılar kazanmak zorundadır.
Yolda bir hana rastlar. Hanı şato sanmaktadır. Hanın (şatonun) sahibini lort olarak görür. Kaleyi zapt etmek için işe koyulur. Atını kaleye doğru sürer. Hancı, olayı fark ederek Don Kişot’u karşılar. Hancı şakacı birisidir. Don Kişot’la alay ederler, eğlenirler, gülerler.
Don Kişot hancıdan kendisini şövalye yapmasını ister. Hanın sahibi, onun zararsız bir deli olduğunu anlamıştır. Hancı bir lortmuş gibi rol yaparak onu Şövalye olarak ilan eder. Ertesi sabah, Don Kişot’a zırh giydirme töreni yapılır. Don Kişot, artık kendisini tam bir şövalye olarak görmeye başlamıştır.  Fakat hancı ona iyi bir şövalye olabilmesi için eksik olan dört şeyi tedarik etmesi gerektiğini tembih eder. Bunlar, çokça para, iç çamaşırı, yara merhemi ve bir uşaktır. Bu
Don Kişot, resmi olarak şövalye unvanını aldığına inanarak ve bu dört eksiğini tamamlamak için gururla köyüne döner. Yolda, Sancho ile karşılaşır. Ona büyük bir servet vaat ederek uşağı olmasını teklif eder. Hancının tembih ettiği eksiklerini de tamamlar.
Uşağı ile birlikte yola koyulurlar.  Don Kişot atına, Sancho Panza da eşeğine binerek yola çıkarlar. Uşağın adı Sanço Panza’dır. Yolda tacirlerle karşılaşırlar. Onlara sevgilisi Dulcinea’nin çok güzel bir kız olduğuna inandırmaya çalışır. Onlar da Don Kişot’u döverler.
Don Kişot, bu sefer yolda yel değirmenlerini insanlara kötülük yapan devler zannetmiştir. Don Kişot düşmanlarının karşıda olduğunu söyler. Sanço Panza karşıda yel değirmenlerinden başka bir şey görmez. Don Kişot, karşıdaki büyük devlere saldıracaklarını söyler. Sanço Panza onların dev değil, yel değirmeni olduğunu söylese de Don Kişot, devlere yani yel değirmenlerine saldırır. Yel değirmeninin koca kanadı Don Kişot’la atına çarpar ve birkaç metre geriye uçarlar. Sanço Panza, Don Kişot’u kaldırır ve ağacın gölgesine taşır. Don Kişot’un yaraları bir süre sonra iyileşir
Bundan sonra koyun sürülerini birbirine saldıran iki ordu olarak görür. Zayıf olanlara yardım etmeye karar verir.  Hucuma geçerek koyunlara kılıç ve mızrak saplamaya başlar. Koyunlarına saldırıldığını gören çoban, Don Kişot’u yakalayarak bir güzel sopa çeker.
Başka bir gün on, on beş kişilik bir gruba rastlarlar. Don Kişot, bunların düşman kuvvetleri olduğunu düşünerek saldırıya geçer. Don Kişot, korkunç bir dayak yer ve ölü gibi yere serilip kalmıştır. Sanço Panza, Don Kişot’u yerden kaldırarak atına bindirir ve yola koyulur.
 Bir başka seferde de Don Kişot kaldıkları bir handaki şarapları kan zannederek şişelere saldırır. Ona gerçekler gösterildiği zaman kabullenmez. Büyücülerin onlara öyle gösterdiğini, onları kandırdığını söyler.
Başlarından buna benzer pek çok olay geçtikten sonra, köy papazı ve berberi Don Kişot’u korumak ister. Onu bir kafese koyarak evlerine götürüp, iyileştirmeye çalışırlar.

II. Bölümdeki Olaylar:
Don Kişot bir süre sonra yine Sancho ile yola koyulur. Sevgilisi Dulcinea’yi bulmak istemektedir. Sancho onu kandırarak ilk gördükleri köylü kızının Dulcinea olduğunu söyler.
Bir gün hayvan tacirlerinin aslanlarına meydan okur. Her ne dense aslanlar, dışarı çıktıktan sonra tekrar kafeslerine girerler. Donkişot, kendisinin korkusuz bir şövalye olduğuna inanmıştır. Bir çayırlığa rastlarlar. Çayırlıkta bir ağacın gölgesine geçip otururlar. At ve eşeklerini çayıra salarlar. Bir süre sonra çayırlığa birkaç kişi gelir. Onlar da hayvanlarını çayıra salıp bir ağacın gölgesine yerleşirler. Yeni gelenlerden biri kendi atı zannederek, Don Kişot’un atının üzerindeki heybeyi karıştırmaya başlar. Don Kişot adamın hırsızlık yaptığını zanneder. Don Kişot ayağa kalkar, zırhını giyer, kılıcını eline alır ve ileriye doğru atılır. Diğer gurup, Don Kişot ve Sanço Panza’yı döver.Bir hana rastlarlar. Hancı Don Kişot’a yardım eder ve yarasına merhem olur. Don Kişot, içer, yer, , yatar, ve iyileşir. Don Kişot; ’’Şövalyeler yer, içer, yatar, kalkar para vermez ‘’ deyince hancıdan da korkunç bir şekilde dayak yer
Birçok yerler feth edecek, Sanço panza’ya fetih ettiği yerlerden birine vali olarak atayacaktır. Bu arada Dük ve Düşes’in evine varırlar. Onların şatosunda günlerce misafir olur. Dük ve Düşes, Don Kişot’a bir oyun hazırlayıp biraz eğlenmek isterler. Don Kişot’a şövalye gibi davranmaya başlayarak, yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım etmesini isterler.  Dük ve Düşesin bu oyunu tam bir komediye dönüşmüştür. Dük, Sancho’ya, civar köylerden birisinin olduğu bir adayı vermiş ve Sancho’yu bu adaya vali atadığını söylemiştir. On iki günden sonra, Sancho işi bırakır.
Oyundan sıkılan Dük ve Düşes başka bir oyun daha kurarlar. Don Kişot ile  Sanson Carrasco  düello yapacak kaybeden kim kazanırsa onun istediğini yapmaya and içecektir. Yapılan Düelloyu Sanson kazanır.  Sanson Dük ve Düses Don Kişot’a evine dönmesini ve silah taşımamasını emreder. Don Kişot da her şeyden elini çeker ve köyündeki eski hayatına döner. Artık hastalanmış ve aklı başına gelmiştir. . Sancho’ onu yine kandırmaya kalkışsa da artık tüm hayallerinden vazgeçmiş eski Alonso olmuştur. Bütün malını fakirlere miras olarak bırakır ve bir müddet sonra ölür.

Miguel de Cervantes Saavedra’nın Hayatı
Miguel de Cervantes, 29 Eylül 1547de, Alcalá de Henares, İspanyada dünyaya gelmiştir. İspanyol romancı, şair ve oyun yazarıdır. Sanat yaşamına genç yaşta başlamıştır. Yazıları ve tiyatroları ile kısa sürede tanınan bir yazar olmuştur. 15 Eylül 1569’da Madrid’de bir yaralama iddiasıyla Miguel de Cervantes adlı biri hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Verilen cezaya göre sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı. Bir ad benzerliği söz konusu değilse bu olay Cervantes’in İtalya’ya gidişinin nedeni olabilir. 1570’te II. Selim Kıbrıs’ı ele geçirince Papa V. Pius Osmanlılara karşı birlik çağrısında bulundu. Çağrıya yalnızca İspanya ve Venedik karşılık verdi. Cervantes Roma‘daki İspanyol birliğine katıldı. 7 Ekim 1571’de Osmanlı donanmasıyla Lepanto (İnebahtı) Körfezinde yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’na katılan Marquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes kahramanca çarpıştı; iki kez göğsünden yaralandı, bir top güllesiyle sol elini kaybetti. Daha sonra Osmanlılar tarafından tutsak edilen Cervantes, 1575-1580 yılları arasında Cezayir’de esir olarak yaşamıştır. Ancak orada da dolandırıcılıkla itham edilip hapse atılmıştır. Burada yazmaya daha sıkı sarılmıştır. Yaşamının sonlarına doğru ünlü eseri Don Quijote (Don Kişot)’u hapishanede kaleme almıştır ve bu eseri sayesinde tüm dünyada tanınmıştır. Eserde yazarın kendi hayatıyla alay ettiği ve kahramanla aralarında çokça benzerlikler olduğu görülür. Don Kişot dünyanın en çok okunan eserlerinden biridir ve 38 dile çevrilmiştir. 23 Nisan 1616da Madridde yaşamını yitirmiştir. [8]

[1] http://www.milliyetsanat.com/haberler/edebiyat/bertan-onaran-son-yolculuguna-ugurlandi/7299
[2] http://dipnotkitap.net/ROMAN/Don_Kisot)
[3] http://www.remzi.com.tr/kitapGazetesi.asp?id=3&ay=1&yil=2008&bolum=)
[4] https://www.sinemalar.com/film/225353/the-man-who-killed-don-quixote
[5] https://www.sinemalar.com/film/41660/don-quixote
[6] https://www.imdb.com/title/tt3954876/
[7] http://tr.wikipedia.org/wiki/Don_Ki%C5%9Fot%27daki_karakterlerin_listesi
[8] Alıntı: http://www.istanbook.com.tr/Don-Kisot,PR-7183.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top