Serenad – Zülfü Livaneli Kitap Özeti 2019

thumbnail

1965 doğumlu Maya Duran, 14 yaşında Kerem adlı bir erkek çocuğa sahip olan dul bir bayandır. Uzun süredir İstanbul Üniversitesi’nin Halkla İlişkiler bölümünde çalışmaktadır. Üniversite’ye konuşmayapmak için gelen Maximilian Wagner’i karşılayıp ağırlama görevi de Maya’ya aittir. Hukuk profesörü Wagner, Alman asıllıdır; fakat uzun süredir Amerika’da yaşamaktadır.

Maya profesörü havaalanında karşılayarak alır ve profesörü kalmak istediği Pera Palas Hotel‘ine yerleştirir. Üniversitede konferans veren profesör, birkaç gün daha İstanbul’da kalır. Maya, profesörün 59 yıl önce de İstanbul’a gelerek iki yıl yaşadığını öğrenir. Profesör, Maya ve üniversite aracının şoförü Süleyman sabah erkenden profesörün isteği üzerine Şile’ye doğru yola çıkar.

Maya ve Süleyman, çok soğuk bir günde Şile’ye niçin gittiklerini düşünüp durmaktadır. Şile’ye vardıkları zaman profesör kemanını da alarak sahilin kenarına gider ve sanki bir parçayı hatırlamak ister gibi çalmaya başlar. Bu şekilde uzunca bir zaman geçer ve Maya, Wagner’in yanına gider; ama Wagner mosmor olmuş, buz gibidir. Zorla arabaya bindirir. Bu defa da araba çalışmaz. Bunun üzerine Maya ve Süleyman, profesörü sahildeki çalışmayan motele götürür. deyimler

Profesörü yatırır, sarıp sarmalar Maya. Bu arada Süleyman da arabayla uğraşmaktadır. En sonunda Maya, profesörün ısınmasını sağlar, vücut ısısı normale döner ve İstanbul’a gelince Wagner’i hastaneye götürür. Wagner, hastanede bir süre tedavi görür. Maya, profesörün pankreas kanseri olduğunu ve en fazla altı ay ömrü kaldığını öğrenir. Profesör tedaviyi reddetmektedir. Hastaneden çıkınca profesör neden  Türkiye‘ye geldiğini ve Şile’ye gidip orada keman çalma isteğinin nedenini Maya’ya anlatır. atasözleri

Profesör, Katolik bir aileden gelir; fakat Yahudi bir kıza aşık olur ve onunla evlenir. Hitler, Yahudileri öldürmeye başlayınca kızın adını değiştirip genç çift İstanbul’a kaçmaya karar verir. Yola çıktıklarında Alman polisi onları yakalar ve karısını trenden indirirler. Profesör, perişan bir hâlde bir başına İstanbul’a gelir ve karısını kurtarmak için her yolu dener. Sonunda karısı Filistin’e giden bir gemiye binerek İstanbul’un yolunu tutar.

Gemi, Şile yakınlarında durdurulur ve kimsenin inmesine izin verilmez. Geminin adı, Struma’dır. Struma’nın rotası Filistin’dir; ama motoru çatladığı için Şile’de beklemektedir. 70 gün geçer; ama hâlâ gemiden inen olmaz. 24 Şubat sabahı, gemi geldiği yöne çekilerek denizaltından atılan bir füze ile Rusya tarafından vurularak, batırılır.

Olan bitenin araştırılmasını istemeyen devletler, Wagner‘i sınır dışı eder ve Wagner de Amerika’ya giderek Harvard Üniversitesi’nde işe başlar. Maya Duran, profesörün yaşam hikayesini çok merak eder ve araştırır. Profesörün tüm yaşananlardan sonra karısı için bestelediği ve unuttuğu şarkıyı bulur. Struma’yla ilgili araştırma yapan dalgıçlarla görüşür ve Struma’nın denizaltındaki batık fotoğraflarını onlardan alır. Bir gün e-postalarına bakarken, Wagner’in asistanından gelen e-postada Wagner’in durumunun çok kötü olduğunu ve dostlarına haber verdiğini söylemektedir.

Maya hemen Amerika’ya gider, profesörü görür, bulduğu bilgileri onunla paylaşır. Profesör çok duygulanır. Maya’ya teşekkür eder. Birkaç gün sonra profesör ölür ve basiteyi üzerine Maya profesörün küllerini Şile’den denize döker.

Arka Kapak Bilgisi

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın (36) ABD’den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i (87) karşılamasıyla başlar. 1930’lu yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile’ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad’da Zülfü Livaneli’nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.

“Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk âdet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi? Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Son nefesini içi arzularla, heyecanlarla dolu bir kız olarak verir.

Ama değişim yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır: Bir erkek. Geriye bakınca Ahmet’in bile beni olgunlaştırmış olduğunu anlıyorum, Tarık’ın etkisi daha az bile olsa onun da faydası oldu ama kişiliğimdeki en büyük değişimi yaşlı bir erkeğe borçluyum. Aramızda ne aşk, ne cinsellik, ne aynı ülkeyi, aynı dili paylaşma durumu bulunan, kısa bir süre tanıdığım bir erkek.”

Kitap Bilgileri

Adı: Serenad
Yazarı: Zülfü Livaneli
Sayfa Sayısı: 484
Yayınevi: Doğan Kitap
Basım Yılı: 2014

“Zülfü Livaneli” – Hakkında Bilgi

1946 yılında Konya’nın Ilgın ilçesinde doğdu. Sinemaya ilgisi özgün film müzikleri yapmakla başladı. Hikaye kitapları yazdı. Çeşitli ülkelerde konserler verdi. Yorumuyla uluslararası üne sahip oldu. Yer Demir Gök Bakır’la yönetmenliğe başladı (1987). Türkmüzisyen, politikacı, yazar ve yönetmen. Gerçek adı Ömer Zülfü Livaneli’dir. Albümleriyle birçok ödüle layık görülmüş, eserleri, Joan Baez, Maria Farandouri, Maria del Mar Bonet gibi dünyaca ünlü müzisyenler tarafından yorumlanmıştır.

Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov gibi ünlülerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve sanatın gelişimine katkıda bulunmak için çalışmalarda bulunmuştur. Kültür, sanat ve politika alanında birçok projeye imza atmış olan Livaneli’nin çektiği filmler, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre, ve Japonya gibi ülkelerde de gösterime girmiştir. Yayınlanmış 7 kitabı, 25 albümü, 300 bestesi ve uzun metrajlı olarak çektiği 3 filmi vardır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top